Boğazlardaki Gemi Trafiği Karayollarını Aratmıyor

İstanbul ve Çanakkale boÄŸazlarındaki trafik yoÄŸunluÄŸu her geçen artıyor. Montrö SözleÅŸmesi'nin imzalandığı 1936'da yılda ortalama 4500 gemi geçerken, günümüzde bu rakam 100 bini aÅŸtı.

 

Boğazlardaki gemi trafiği karayollarını aratmıyor

İstanbul ve Çanakkale boÄŸazlarındaki trafik yoÄŸunluÄŸu her geçen artıyor. Montrö SözleÅŸmesi'nin imzalandığı 1936'da yılda ortalama 4500 gemi geçerken, günümüzde bu rakam 100 bini aÅŸtı. İstanbul BoÄŸazı'ndan yılda 100 milyon ton ham petrol taşınıyor, bu da her iki BoÄŸaz güzergâhındaki kaza riskini artırıyor. Uzmanlar, 'Tehlikeli yükler için alternatif taşıma modelleri geliÅŸtirilmeli.' diyor. 

Ulusal ve uluslararası deniz trafiÄŸi sebebiyle can, mal ve çevre güvenliÄŸi bakımından büyük risklerle karşı karşıya bulunan BoÄŸazlardaki gemi geçiÅŸleri İstanbul ÅŸehir içi trafiÄŸini aratmıyor. CoÄŸrafi özelliÄŸiyle riskli bir yapıya sahip olan yaklaşık 31 km uzunluÄŸundaki İstanbul BoÄŸazı ile 70 km uzunluÄŸundaki Çanakkale BoÄŸazı'ndan yılda ortalama 100 bin gemi geçiyor.

İstanbul ve Çanakkale BoÄŸazı ile Marmara Denizi'nden oluÅŸan ve Türk BoÄŸazları olarak tanımlanan bölgeden 5 yılda toplam 518 bin gemi geçiÅŸ yaptı. BoÄŸazlardaki, hızı saatte 6-7 mile ulaÅŸan akıntı, rüzgâr ve adacıklar gibi zorunlu manevralar gerektiren ve emniyetli seyri engelleyen unsurlar bulunuyor. Montrö SözleÅŸmesi'nin imzalandığı 1936 yılında BoÄŸazlardan yılda ortalama 4 bin 500 gemi geçerken, günümüzde bu rakam 100 bini aÅŸtı.

Gemi inÅŸa sanayiindeki teknolojik geliÅŸmeler ve Hazar petrollerinin uluslararası pazara çıkarılması gibi sebeplerle son yıllarda Türk BoÄŸazlarından geçen gemilerin boyutları, tonajları ve taşınan tehlikeli yüklerin çeÅŸitlerinde ve miktarlarında da önemli artışlar meydana geldi. 2000 yılında tehlikeli yük taşıyan gemilerin İstanbul BoÄŸazı'ndan taşınan petrol ve petrol ürünleri miktarı 91 milyon ton iken bu rakam 2009 yılında 144 milyon ton olarak gerçekleÅŸti. İstanbul BoÄŸazı'ndan günde ortalama 150, Çanakkale BoÄŸazı'ndan ise günde 140 gemi geçiÅŸ yapıyor.

Türk boÄŸazlarının gemi kapasitesinin maksimuma ulaÅŸtığını belirten Kıyı Emniyeti Genel Müdürü (KEGM) Salih Orakçı ÅŸöyle konuÅŸtu: "İstanbul ve Çanakkale BoÄŸazları uluslararası deniz ticaretine açık Türkiye'nin kontrolünde olan doÄŸal bir su yolu. BoÄŸazların kapasitesi doldu. İstanbul ve Çanakkale BoÄŸazlarının son 5 yıllık gemi geçiÅŸ rakamlarına bakıldığında ortalama 55 bin gemi İstanbul'dan, 50 bin gemi Çanakkale'den geçmekte. Bunun üzerinde yapılabilecek zorlamalar mümkün deÄŸil. Bizim için BoÄŸaz'dan geçen geminin sayısı deÄŸil emniyeti önemlidir. BoÄŸazdan geçen gemilerin emniyetli bir ÅŸekilde seyrini devam etmesi gerekiyor."

YILDA 100 MİLYON TON PETROL TAŞIYOR

İstanbul BoÄŸazı'ndan geçen gemilerin, 2009 yılında 144 bin ton tehlikeli yük taşıdığına dikkat çeken Orakçı, bu yükün büyük bölümünün ham petrol olduÄŸunu kaydetti. Orakçı ÅŸu bilgileri verdi:

"İstanbul BoÄŸazı'ndan geçen tehlikeli yük miktarının 100 milyon tonluk kısmını ham petrol oluÅŸturuyor. 35 milyon tonunu benzin ve motorin, 4 milyon tonunu kimyasal maddeler ve 4 milyon tonunu ise LPG gibi malzemeler oluÅŸturmakta. Tehlikeli yükler açısından dünya ticaretinin gerekli önlemleri alması ve boru hatları gibi alternatif taşıma modelleri geliÅŸtirmesi gerekiyor."

İstanbul BoÄŸazı'nın 31 kilometre uzunluÄŸunda ve en dar noktasının 698 metre olduÄŸunu belirten Salih Orakçı ÅŸu bilgileri verdi:

"BoÄŸaz'ın kendine has bir coÄŸrafi yapısı bulunuyor. BoÄŸaz'dan geçen her gemi minimum 12 kez rota deÄŸiÅŸikliÄŸi yapıyor. BoÄŸaz'a birer mil arayla gemi koysanız, sığdırabileceÄŸiniz gemi sayısı 17'dir. 18'inciyi koyamazsınız. BoÄŸazlarda uygulanan Türk BoÄŸazları Deniz Trafik Düzeni TüzüÄŸü'ne göre görüÅŸ mesafesi 1 milin altına düÅŸerse trafik tek yönlü, yarım milin altına düÅŸerse çift yönlü olarak askıya alınıyor. BoÄŸaz'daki fiziki yapıyı deÄŸiÅŸtiremeyeceÄŸimize göre, gelen gemiler eÄŸer günbegün artış gösterecekse, doÄŸal olarak da bekleyeceklerdir. Bir geminin BoÄŸaz'da bekleme süresi yaklaşık 10 saattir."

 

Yasin Kılıç / Zaman